logo

12 Ekim 2017

AZİZ  İNSAN….


Mehmet Kaya
mulvikaya@hotmail.com

Çok fazla kirlenmiş, her bir yanına zalim eli değmiş  bu dünyada “kendimizi ne kadar zorlamış olursak zorlayalım”  iyilik üstüne  insan adına kardeşlik adına kötüler kötülükler azalsın adına, neredeyse  iyi şeyler olmuyor hem dünyada hem ülkemizde…

 

Her geçen daha bir yaklaşıyoruz bir uçurumun kenarına  doğru sanki…Kendimiz ayrı oğullarımız kızlarımız ayrı akraba bildiklerimiz ayrı, ve yaşadığımız şehirler ayrı  yürüyoruz uçuruma doğru…Karanlıkta yol gidilmez, ama biz gitmeye çalışıyoruz…Müslümanlar sağı solu uçurum olan bir yolda ilerlemeye çalışıyorlar…

 

Ha düştük ha düşeceğiz, hatta bir kısmımız çoktan düştü…Ve kimse kalkmalısın demek istemiyor düşenlere…Düşenler düştüğü gibi kalıyorlar, nereye düşmüşlerse…

 

Kendimizi bile alıştırdık bu konuda söylenen sözlere “düşenin dostu olmaz” sözü bizim ülkemizin insanına ait…Kaldırmak aklına bile gelmiyor ayakta duranın…Oysa duaların içine bile koymuşuz, düşene yardım edilmeli diye…Ama dil ile söylenenler kalp ve gönül ile  söylenmeyince, şimdilerde olduğu gibi dökülüp kalıyor insan…

 

Çok geç anladık, fena savrulduğumuzu  dünyanın bir yerlerinde, veya ülkenin bir yerlerinde, ya da sokakların…

 

Bu sözlerimiz kendi umutlarımızı azaltmak değil, gerçeklere daha yakın olmak için söylendi kardeşçe…Yangınları görmezden gelirsek, ve tedbirini almazsak daha çok yangınlarda kalırız…Çoğumuz görmüyoruz, dünya bir yangın yeri, ülke yangın yeri gibi, ve yaşadığımız şehirler de öyle…

 

Bunu bilmemiz  gerekmez mi Müslümanlar olarak?

 

İnsan gerçek olanları konuşmaktan  usanır oldu, veya gerçekleri hayatına taşımak sıktı insanı…Kendi çalan kendi oynayan oldu insan, ve özellikle Müslüman ahali…

 

Herkesin kendince bir şey söylediği bir zamandayız…Söylediklerimizin doğru ve yanlış olduğuna sadece kendimiz karar veriyoruz şimdilerde…

Hele  Müslüman ahali daha çok düşüyor bu yanlışa, ve yapılan her yanlışa bir bahanesi de hep var…Nasıl ediliyorsa hep bir bahanenin kollarına sığınıyor günümüz Müslümanı, böyle yaparak kendini kurtaracağını sanarak…

 

Mesela adam varsıl, yani fazla zengin fazla para ve servet sahibi… Ve  gönlünce ve kapitalizm öğretisi doğrultusunda en pahalı evlerde oturuyor, en  pahalı arabalara biniyor, en ihtişamlı markalardan giyiniyor  “kendisine  israftan ve gösterişten söz edince bunlar doğru işler değil deyince”  cevabı hazır…

 

Allah diyor, Allah verdiği nimeti kulunun üstünde görmek istiyor diye savunmaya geçiyor, hemde kendince savunmalar yaparak…Gönlünce veya keyfinin istediği doğrultuda, her türlü israfı yapmayı hakkı sanıyor…

 

Diyoruz ki  “Kardeşim Allah’ın kuluna verdiği en büyük en güzel nimet” İslam nimeti  “neden o  nimet” senin üstünde durmak bilmiyor, neden İslam elbisesini giyip üstünde taşımak istemiyorsun dersen kızıp öfkeleniyor, ve seni saçma saçma işler ile uğraşmak ile suçluyor, darılıyor filan..

 

Çünkü diliyle konuşan diliyle söz üreten insanların Müslümanların çoğu, kalbiyle yüreği ile bir şey yapmaya, söylediklerini kalbine onaylatmaa yanaşmıyor  insan….

 

Bilinmesi gereken…İnsanın sözünden önce  kalbi sokağa inmeli,yani yüreği…Sonra gözleriyle konuşan insanlara ihtiyacı var artık bu ülke insanın…

Kalbi olmayanların sözü olsa ne olacak?  onlar daha çok konuşmaya, konuşarak kendilerini aklamayı seçmişler…Aslında çoğu insanın niyeti  bir söz etme değil, gürültü çıkarmaktır…

Görmüyor musun ne çok gürültü var sokaklarda meydanlarda yazın dünyasında…Siyaset dünyası çok gürültülü, din adına söz edenler, fena gürültü yapıyorlar karşılıklı…

Ve gürültü çıkarmayı çok seviyorlar kimileri, ne yapmak istiyorlarsa…Yüreği ile sokağa inip yüreği ile konuşmayanlara aldırma sen…Söz söz olmalı, adam adam, kadın kadın…

 

İmanı kavi olmalı insanın, sözü de öyle…En çok ahlakı insan yanları kavi olmalı bir insanın…Derdi olmalı iman ettiği dini adına…İnsan adına derdi olmalı….Ve çok derdi olmalı ülkesi adına, ülkenin insanları adına…

 

Gelin yapmadığımız şeyleri söylemeyelim…Gelin yeniden Allah’a dönelim yüzümüzü…Yeni sözler edelim, ama önce kalbimiz ve vicdanımız konuşsun…Kendimizi kandırma yolunu tercih etmeyelim…Sonra kaybeden taraf biz oluruz…Zaten olduk, bu yanlışta ısrar etmenin bir manası yok…

Ötesini başka zaman deriz…Şimdilik iyilik ve hayır içinde kalınız…İnsanlara yolda kalmışlara dua edelim…

Share
112 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Beklenen Son!

    13 Aralık 2017 YAZARLAR

    Antalyaspor’la alakalı özellikle Rıza Çalımbay’ın da ayrılmasından sonra birçok defa buradan yazdık. Antalyaspor’da işler iyi gitmiyor, sıkıntı var bu gidişat takıma zarar verecek diye… Günün sonunda maalesef haklı çıktık. Hafta başında Ali Şafak Öztürk’ün basın açıklaması mail adresime düştü. Açıklamada; “Antalyaspor Spor Faaliyetleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olarak 30 Haziran 2016 tarihi itibarıyla başladığım görevimden 11 Aralık 2017 tarihi itibarıyla ayrılıyorum” demiş Öztürk. OPET üzerinden Duyuru… İlk olarak bu mailin geldiği ku...
  • MESELA KİMSENİN BÖYLE BİR HAKKI YOKTUR…

    13 Aralık 2017 YAZARLAR

    Deyip söylemeye devam edelim...Ümmetin arasında dolaşan veya ümmetin bireylerini bilgilendiren hiç bir cemaatin, hiç bir gurubun Aziz İslam'ın önüne geçme diye bir hakkı yoktur...Yine hiç kimsenin, hiç bir gurubun hakkı yoktur "hakkı  yalnız biz temsil ediyoruz" demeye...   Kalbimizde tutalım,bu konular çok dikkat edilmesi gereken konular Müslüman bireylerce...Konuşurken yazarken  sözlere kelimelere çok dikkat edilmeli,  İslam adına söz ederken hizmet edildiği sanıldığı anlatılırken...   Sahi neden insanlar bu konuları hep...
  • Zamanımız Müslümanlığı

    12 Aralık 2017 YAZARLAR

    Geçenlerde elime bir kitap geçti. Kitabın adı “Sohbet kuralları” şeklindeydi. Kitabı bir Şeyh Efendi yazmış. Gerçekten güzel konular, güzel anlatım ve güzel hazırlanmış bir kitap. Bir hamlede 44. sayfaya kadar geliverdim. Kitapta sohbetin mana ve önemi, sohbet ve sahabe, sohbet kuralları gibi önemli başlıklar altında ayet, hadis ve Asr-ı saadet olaylarından konu ile ilgili olanları anlatılmış. Kitabın kalan kısmını da bir an evvel okumak için kendi kendime karar verdim. Ancak kitabı incelerken kafama bir soru takıldı. Bu soruya cevap aradım b...
  • KARDEŞLERİM DİYE BAŞLASAM…

    12 Aralık 2017 YAZARLAR

    Kardeşlerim gelin bu gün karşılıklı konuşur gibi yazalım, öyle diyelim diyeceklerimizi desem...Olur ya belki daha iyi anlarız, daha kalpten dinleriz bir birimizi...Gözlerimiz daha bir merhamet dolu, ve insanca bakar bir birimize olur ya... Bu davranışa çok ihtiyacı var hepimizin, ve ümmetin... Nedense karşımızdakini dinleme işini hiç beceremedik, veya dinlemek istemedik bir başkasını...Dinleseydik belki onunda güzel ve kardeşçe, insanca sözleri olacaktı bize... Ama kendisinden başkasını, veya kendi efendisinden başkasını duymak isteyen...