logo

Antalya’nın bayan muhtarı

Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Meltem Mahallesi’nde Antalya’nın ilk seçilmiş bayan muhtarı Muazzez Kaval, Hilal Gazetesi‘ne dününü ve bugününü anlattı.

– Öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız?

-Tabii. Adım, Muazzez Kaval, Meltem Mahallesi’nin muhtarıyım. Antalya’nın ilk seçilmiş bayan muhtarıyım. Yedinci dönemim. Evliyim, bir oğlum var.

-Peki, kaç yıldır bu mesleği yapıyorsunuz?

-29. yılıma girdim.

-Mahalle’nin ilk kadın muhtarı olarak kendinizi nasıl görüyorsunuz, sizce bayanlar muhtarlık yapabilirler mi?

-Mahalle’nin değil Antalya’nın ilk bayan muhtarıyım. Tabii ki yapabilirler, en iyi de örneğiyim, yedi dönemdir seçildiğime göre. Bunu iyi yapmasam seçilmezdim. Kadınlar, bu işi iyi yapıyorlar, neden mi, kadınlar tek iş olarak  görüyorlar. Erkeklerin normalde başka görevleri de oluyor. Çünkü sadece muhtarlık geliriyle geçinilmez. Kadınlar, bunu daha rahat ve daha zaman ayırarak yapıyorlar.

-Peki, mesleğinizin zor tarafları nelerdir?

-Sürekli insanlarla karşı karşıyayım. Biliyorsunuz, insanlarla bir arada olmak zor, hepsinin farklı fikirleri, bilgileri var. Her zaman iyi şekilde görüşme imkanımız yok. Gerektiğinde hakaret eden olur, gerektiğinde beni başının üstüne çıkaran olur. Yani her meslekte olduğu gibi bu meslekte de insanla uğraşmanın birçok iyi yönü de kötü yönü de var.

-Peki, bayan muhtar olduğunuzu görenler nasıl tepkiler veriyor?

-29 yıl önce hiç olmayan bir şeydi. Geldikleri zaman bana; “Muhtar yok mu veya baban yok mu?” diyorlardı. Çünkü ben, 28 yaşındaydım.

-Kadın olduğunuz için mesleğinizde ayrımcılığa maruz kaldınız mı?

-Ayrımcılığa maruz kalmadım, bunun daha çok avantajını yaşadım. Bayan olduğum için daha çok ilgi gördüm,destek aldım. Erkek arkadaşlarım arasında kendimi hiçbir zaman tek kadın gibi görmedim.

-Muhtarlık, genelde erkek mesleği olarak düşünülür, siz bu konuya nasıl bakıyorsunuz?

-Muhtarlık, eskiden mahallenin yaşlılarından seçilen, evi ve işi olmayan, vakti bol olan, saygın kişilerden seçilirmiş. Mehmet amca v.s beyefendi bir insan, mahallemizin sorunlarıyla ilgilensin denirmiş. Eskiden, muhtar evleri, ofisleri yokmuş. Kahvenin köşesinde bu işleri yürütürlermiş. Ama artık bilgisayar çağındayız. Ben, 1991 yılında seçildim. 1994 yılında bilgisayarla çalışmaya başladım. Birçok arkadaşımızın daha bir on yıl gibi bir mazisi vardır, bilgisayarla. Ben çok önce başladım. Yani bence erkeğin yapmasından farklı bir şey değil. Kadın annedir, çalışkandır, daha mesuliyetlidir.

-Peki, Meltem Mahallesi için ne gibi çalışmalar yaptınız?

-Ben, muhtar olduğumda mahallem, üç aylık kurulmuş bir mahalleydi. Şu gördüğünüz ana gelmesinde gereken her şeyde emeğim var.

-Kadınlardan, mesleğiniz ve çalışmalarınız konusunda destek aldınız mı?

-Destek aldığım da almadığım da oldu. Biliyorsunuz, kadın her zaman kadının dostu olmuyor. Bazı kadınlar, bazen birbirinin başarılarını hazmedemiyorlar. Ama siz bunları yenin.

-Mesleğinizin en keyifli tarafları nelerdir?

-Şu aralar, boş vaktim var ve en çok yaptığım şey insanlara iyilik yapmak, çocuklara, ihtiyacı olan ailelere destek olmak, onların sorunlarıyla ilgilenmek, mahalleme iyi şeyler kazandırmak. Bunlarla mutlu oluyorum.

-İşinizi seviyor musunuz?

-Seviyorum, sevmesem bir saat yapılacak iş değil.

-Peki, hemcinslerinize ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

-Bu meslek, çok fazla özveri gerektiriyor. Evinden, her şeyinden vakit ayırmalılar. Sakın, vaatlerde bulunmasınlar, çünkü bizim ekonomik gücümüz yok, biz yalnızca iletiriz, yaptırırız. Kazancımızı elektrik, su, internet gibi giderlere harcıyoruz. Bayanlar, özellikle belediyeyle diyalog kurarken iyi konuşabilmeli, saygılı, nazik, insancıl olmalıdırlar.

Hazal ERGEN – İslam ÇELİK

Share
#

SENDE YORUM YAZ