logo

21 Kasım 2018

Acı da ve sevinçte buluşmak


YALÇIN KÜÇÜK
yalcinkucuk7@gmail.com

 

En güzel, en üzüntülü acı günlerimizde en büyük moral ve güç o günlerde yanımızda olanlardan aldığımız destek başta gelmektedir. Birkaç kelime, sıcak bir kucaklaşma hafifletir acıyı, yüceltir sevinçleri. Cemiyet Başkanımız Mevlüt Yeni’nin annesini ebediyete uğurlayışının ilk gününde yanında çok istememize rağmen olamadık. Olamıyoruz çoğu zaman. Gün boyu haber takibi, sorumluluk alanınızda ki işi tamamlama telaşı, bir başka habere koşup yetişme çabası yüzünden ne acılarımızda ne de sevinçlerimizde bir araya gelememekteyiz. Vakit bulup da gazete çalışan arkadaşlarımız ile birlikte taziye evine ziyaretimizi nasıl olduysa gerçekleştirmiş olmanın vicdani rahatlığını ne kadar yüksek hissetsem azdır. Kalpten hissederek yanında bulunduk. Bu anı yaratmak için elimizde ne iş varsa bırakıp gittik. Ama bu her zaman olmuyor. Çoğu arkadaşımız hastane de yatarken bile ziyaretine gidemiyoruz. Geçtiğimiz yıllarda da ameliyat olduğumda bunu bizzat kendim yaşamıştım. Ama hiç alınmadım. Hiç üzülmedim, hiç de kırılmadım. Çünkü mesleğin içinde olan biz, azı, çoğu, yoku, varı bilen bizleriz. Bu yüzden çok önemsediğimiz bir konuyu kimi zaman yerine getirememenin üzüntüsünü sıkça yaşamaktayız. Bir yerel yöneticinin bulunduğu  mevlidi haber yapmak için giderken, kendi arkadaşımızın acısında kurduğu sofraya oturamıyor, duasını dinleyemiyoruz. Bu işimize olan sorumluluğumuz, bulunduğumuz konumda sağ duyu ile hareket etmek, yürüttüğümüz kutsal görevin aksamaması için fedakarlık göstermekten öte başka bir düşünce değildir. Yeni acılar yaşanmasın, yeni anneler ve büyükler hasta olup yatağa düşmesin. Hep sağlık ve mutlulukla güzel günlerde buluşmak hepimize nasip olsun. Kanal D de birlikte çok güzel haberlerin ve programların altına imza attığımız değerli büyüğüm ve kendisinden Televizyon Muhabirliği ve Program yapımcılığı konusunda çok şey öğrendiğim Mustafa Öztoprak ağabeyin de vefat haberini üzüntüyle öğrendim. Ancak sözünü ettiğimiz konu nedeniyle cenazesine gidemedik, acılara ortak olamadık.

Öte yandan çok değerli meslektaşımız Sibel Atasoy’un duyurduğu mutlu habere herkesin ortak olduğuna inanıyorum. Yine işimize giderken, makine omzumuzda, haber yazarken, fotoğraf çekerken bu güzel haberin heyecanını yaşadık. Çok uzakta gibi görünüyor olsakta aslında birbirimize çok yakınız. İşte bu yüzdendir sorumluluğumuz Kamuoyuna, okurlarımıza karşı yüksektir. Böyle bir sorumluluğu hisseden 4’ncü güç ve sektörüz. Her şeye rağmen  tüm yaşanan yoğun mesai ve stresli çalışma temposuna rağmen Gazeteciliğin dünden gelen örf ve ananelerini yarınlara taşıma ve aktarma çabası içerisinde olan aynı hissiyatı içinde büyüten büyük bir aileyiz. Gazeteciliğin yıllar öncesi güçlü yapısı ve sağladığı imkanların yeniden elde edilmesi konusu bir devlet politikası ile düzeltilebilecektir. Hatırlayanlarımız bilir 1990’lı yıllarda bir çok öğretmen mesleğini dondurup ilaç mümessili olarak çalışmaya başlamıştı. Bu yıllarca devam etti. Ne zaman ki öğretmen ve eğitimcilerin içine düştüğü maddi manevi durum devlet uygulama ve politikalarıyla düzeltilmesiyle ilaç mümesili olarak çalışan ya da ek iş yaparak maaşlarına katkı sağlamaya çalışan öğretmenler asıl işlerine geri döndüler. İnanıyorum ki bir gün Gazeteciliğin de adına, şanına, duruşuna ve çizilen düstur ve üslup da mesleğin yapılabilmesi için bir devlet politikasıyla hak ettiği ve özlem duyduğu günlere şartlara kavuşarak dördüncü güç olma sorumluluğu ve görevini sürdürecektir.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BAKIYOR AMA GÖREMİYORUZ?

    22 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Baktığınız ama göremediğiniz şeyler oldu mu hiç sizin. Çünkü hayatta, bakmak başkadır, baktığımızı görmek başka. Gördüğümüzü anlamak ise bambaşka bir şeydir. Anladığımızdan  bir şeyler  öğrenmek de yine ayrı bir şeydir. Ama asıl önemli olan öğrendiğimize uygun hareket ve davranış sergilemektir. Aslında biz insanların düşündüğü ve inandığı şeyler, muhakkak bakış ve görüşünü etkilediği gibi, bunun için de çoğu insan gördüğü şeyi olduğu gibi değil, görmek istediği gibi görür. Oysaki bakmak ve görmek arasındaki fark ilk bakışta yok gib...
  • SORUNLARIMIZ ÜZERİNE

    22 Mayıs 2019 YAZARLAR

      İnsanların yaşamda karşılaştıkları açlık, yoksulluk, israf, işsizlik, trafik, çevre kirliliği, küresel ısınma, göç, çölleşme, kaynakların azalması, salgın hastalıklar gibi bazı sorunlar vardır ki bunlar toplumsal sorunlardır. Bu sorunlar insan yaşamı için büyük tehditler oluşturmaktadır. Çözümü için de ulusal ya da uluslara arası boyutta çaba getirmektedir. Öyle ki toplumsal sorunların pek çoğu tüm dünyayı ilgilendirmektedir. Toplumsal sorunların çözümünde kişilere düşen öncelikle bu tür sorunlara karşı duyarlı olmaktır. ...
  • BATAĞA NASIL DÜŞÜYORLAR

    22 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Nereye gidiyoruz yazı serisi (3) Eğer bir bataklık varsa, orada sivrisineklerin olması ve bu sineklerin yakınlarda oturanları sokması gayet normaldir. Hiç kimse bu sineklerden şikâyet etmeye hakkı olamaz. Ona, “Değerli kardeşim, bataklığı kurutmak için elinde imkan varken bunu niçin yapmadın?” derler. Bazen şunu söyleyenlere rastlanmaktadır. “Niçin bataklık olsun? İhtiyacı olan gençlerimiz için böyle yerler gereklidir(!)” Bu söz, böyle bir olayla karşılaşmamış ve acısı kendisine ulaşmamış yani iğne henüz kendine batmamış olanlar...
  • Vefa Nedir Bilir Misiniz?

    21 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Günümüzde yitirmiş olduğumuz, çok değerli bir özellikten bahsetmek istiyorum bugün sizlere. “VEFA” Ne yazıktır ki, hepimizin unuttuğu veya unutturulduğumuz çok güzel bir özelliktir. “VEFA” Aslında bakacak olursanız, bir toplumu toplum yapan, insanı insan yapan bir değerdir. Vefa dostlar, kardeşler arasında olmazsa olmaz bir duygu ve davranıştır. “VEFA” insanları birbirine bağlayan, kaynaşmayı, bütünleşmeyi sağlayan yüce bir duygu olmakla birlikte sözünde durmak ve ihtiyaç halinde yardım etmek demektir. “VEFA” biz sevdikler...