logo

19 Ocak 2018

“Aç kalacağız, aç…”


Nevzat Laleli
nevzatlaleli@gmail.com

Necdet Buluz, alınan siyasi kararlarla çiftçinin halini gündeme getirerek, “Gıda maddelerinden gümrük vergisinin kaldırılması, yerli gıda üretimimizi bitirir” diyerek aşağıda ki yazıyı kaleme almıştır. Biz de bu yazımızda “Ülkemizin sahibi var mı? Varsa nerededir?” diyor ve yazı başlığını, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın 1970 yılında TBMM’de yaptığı “Ortak Pazar” konulu bir gensoru önergesi konuşmasından alıyoruz. “Aç kalacağız, aç…”Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, bir açıklamasında “Enflasyonla mücadele gerekçesiyle kırmızı et ve hububatta gümrük vergilerinin indirilmesinin tarım sektörünü batıracaktır. 2010’da yapılan ithalat bugüne kadar Türkiye’ye 5 milyar dolara patlamıştır” dedi.Türkiye’de iç ve dış sorunlar yumağı giderek büyüyor. Bu sorunlar arasında yerini her zaman koruyan tarım sektörünün sıkıntılarına her gün yenilerinin eklendiğini görüyoruz. Şu gerçeği bir kez daha vurgulayalım. İşin en kolay tarafı ithalattır. İthal mallarla sorunun çözümü bugüne kadar mümkün olmadı, bundan sonra da olmayacağı artık görülmelidir.Kırmızı et ve hububatta şimdi gümrük vergilerinin indirilmesine gidiliyor. Bunun da enflasyonla mücadelede önemli bir adım olacağına dikkat çekiliyor. Ancak, çözüm yolunun bu olmadığı görülüyor. Geçmişte çok gördük ve yaşadık, üreticiler bundan çok etkileniyor. Üretim düşüyor. Bundan sonra sıkıntı daha da büyüyor. Bayraktar’ın bu konudaki açıklamalarını dikkatle okuduğumuzda konuya daha çok hâkim olabileceğiz.GIDA ÜRETİMİ OLMAZSA MİLLET YOK OLUR“Buğday ve arpada piyasa durdu. Dışarıdan giren bir mal yok. Gümrükleri düşüreceğim demeniz, bu söylem dahi yetti. O kadar zamansız bir söylem oldu ki; şu an tüccar piyasaya girmiyor, üretici tedirgin ve bazı bölgelerde şu an alım satım durdu. Girdi fiyatları yüksek, verim düşükken gümrük vergileri de indiriliyor. Çiftçimiz, bu şartlarda nasıl rekabet edecek? Tarım biterse, kırsalda yaşayan 20 milyon insanımız ne yapacaktır? Gençler göç ediyor. Şimdi tarım yaşlılara kaldı. Bayanlar ve yaşlılarla tarımı götürüyoruz. Bunlar da tarımdan çekilirse kim üretecek, bu ülkeyi kim besleyecek? Gençler kaçıyorlar tarımdan. Bu ülkeyi nasıl, kimle besleyeceğiz? 5-6 milyon insanımıza iş sağlayan bir sektör olan tarımda sürdürülebilirliğe zarar verilmemelidir. Gümrük birliğine tarımı sokarken, size buğday, arpa, et satacağız ama tarımda işsiz kalanları da biz Avrupa’da istihdam edeceğiz diye bir anlaşma mı yapılacak? Bunları Avrupa’ya, et, buğday ithal ettiğimiz ülkelere mi göndereceğiz?Bu söylemler doğru söylemler değildir. Et fiyatlarımız yüksek ama üretici fiyatlarına baktığımızda üreticinin kilogram başına 1.5 lira para kazandığı görülüyor. Sekiz ay besi yapan üreticinin karı yüzde 5.3’ü geçmiyor. Bu gümrüklerle ithalat yaparsak sektör batar. Üretimi sürdüremez hale geliriz. Bunu geçmişte yaşadık. 2010 yılında başlayan ithalata bu ülke 5 milyar doların üzerinde döviz ödedi. Ülkemiz bu kadar zengin değil. Kaldı ki biz her zaman söylüyoruz. Bizim potansiyelimiz var. “Kendi çiftçinize vermediğiniz destekleri dünyada et üretimi yapan çiftçilere verirseniz. Onların bayram yapmasını sağlarsınız. Davul zurnayla Türkiye’ye ihracat yaparlar”Bu bir hatadır. Bu yanlıştan da dönmek lazım… Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız yetkisini kullanmalı, ithalat kontrol belgesi vermeyerek ithalatı önlemelidir. Tarım Bakanlığımız yetkisini ithalatı önleyecek şekilde kullanırsa problemin aşılmasına katkı sağlar. Bakanlığımızdan da bunu bekliyoruz. İthalat ‘yapılmasın’ diyoruz.”Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz. Ancak, konu ile iç içe olan sektörlerin önerisini görmezden gelmek de bir hatadır. Yıllardır sürdürülen bu hatalara yenilerinin eklenmesi ile sorunların daha da büyüyeceğini şimdiden görebilmekteyiz.İthal ürünlerin kalitesiz, kanserojen yüklü ve damak tadımıza uygun olmadığı da sıklıkla dile getiriliyor. Yerli ürün yetiştirilmesine her türlü desteğin sağlanması gerektiğini bir kez daha yineleyelim.BİR BİLENE DANIŞINGeçmişte birçok hükümet tarım politikalarını oluşturmadan önce sektörün önde gelen kurum, kuruluş ve kişilerden, üniversitelerden görüş alır, gelen raporlar doğrultusunda da sektöre yön veren kararlar alınırdı. Milli tarım politikalarının mutlak şekilde oluşturulması gerektiği görüşümüzün altını kalınca çizmek istiyoruz.Dünyada tarım alanında kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri durumundaydık. Şimdi ekile alanlarımız kalmadı, et, hububat ve çeşitli tarım ürünleri ithal eden ülke konumuna geldik. Her geçen yıl da ekil alanlarımız azalıyor.Bir önemli konu da şudur. Üretici malını elden ucuz çıkarıyor, para kazanamıyor. Pahalı mal tüketiciye de yansıyor. Çarşı-pazarda pahalılık kol geziyor.

Share
4740 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dernekler

    25 Eylül 2018 YAZARLAR

    Sivil Toplum Kuruluşları ile ilgili birkaç ay önce yazı kaleme almıştım. Orada bahsettiğim konu, derneklerin yeterince denetlenmediği, faydalı faydasız derneklerin belirlenip gereken işlemlerin yapılması yönündeydi. Bu konuyla ilgili hükümetin önemli çalışmaları olduğunu biliyorum.. Antalya’nın ülke ekonomisine katkı sağlayan en önemli sektörlerinden biri hiç kuşkusuz turizm. Diğer sektörlerden biri de inşaat.. 2006 yılında kurulan Antalya Turizm Şoförleri Derneği.. Dernek başkanlığını 7 yıl sürdüren Orhan Kayabaşı geçtiğimiz yıl vefat...
  • Heybetiyle gururlandığımız

    25 Eylül 2018 YAZARLAR

    Kaç ağacımız var ? Merak ettiğimiz sadece birbirimizin ne yaptığı ne yapmadığı, ne olduğu ne olmadığı, mevzuları. Yani dedikodunun ve biçimsiz hırsların dışında merak edilen bir şey yok. Gençlerimizin bir çoğuna adres sormaya çekiniyor insan. Çünkü evinin sokağı ve caddesinden başka başını kaldırıp da bakıp gözlem yaptığı bir yer yok. İki apartman yan komşunu sorsan, apartman adı sorsan yine bilememekte. Bu sıkıntı sadece sözünü ettiğimiz konularda değil günü kurtaran gençlik doğa ve tabiattan da bi haber. Yani nerden geçiyor, nerden yürüyor...
  • TAM BİR SKANDAL!

    25 Eylül 2018 YAZARLAR

    Belediyecilikte halka dokunmak vatandaşların hayatını kolaylaştıran hizmetlere imza atmak önemlidir. Ülkemizin geleceği olan çocuklarımız için yaptıkları hepimiz için daha önemlidir. Elbette ki en büyük görev ailelerin ancak çocukları sokaklara itmemek, uyuşturucu ya da madde kullanımına başlamaması adına belediyelere önemli görevler düşüyor. Bu kapsamda belediyelerin yapmış olduğu yaz spor okullarını oldukça önemsiyorum. Zaman zaman sadece yaz spor okulu olarak bakılan ancak cevherlerin de keşfedildiği bir alandır yaz spor okulları. Yerel...
  • ELHAMDULİLLAH

    24 Eylül 2018 YAZARLAR

    Geçen hafta Sayın Cumhurbaşkanımız Kabataş Lisesi'nde 2018-2019 eğitim öğretim döneminin açılışını gerçekleştirdi. Bazılarına göre lüzumsuz veya haddini aşmış bulunsa da köşe yazılarımda bir buçuk yıldır ifade ettiğim, milli eğitimimizin bürokraside uğradığı direncin ve uygunsuz uygulamaların varlığını Sayın Cumhurbaşkanımızın bu açılışta da itiraf etmiş olması, eğitimde neden başarısız olduğumuzu göstermiştir. Yine yeni Milli Eğitim bakanımızın öğretmenlerle ilgili yapmış olduğu yeni format anlayışını bu köşe yazılarımda defaten bahsettiğimi g...