logo

27 yıldır rakipsiz

Esnafın gönlüne kazınan Antalya Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, yine yeni yeniden oda başkanlığına seçildi ve rakipsiz olduğunu her zamanki gibi tescilledi.

ODA GAYRİMENKUL ZENGİNİ
Antalya Kasaplar Odasının 27 yıldır başkanlığını yapan Osman Yardımcı, bir çok meslek odasının başkanlarının karşısına rakip çıkarken rakipsizliği ile tanınıyor. Yardımcı’nın yıllardır karşısına rakip çıkmamasının esnafın kalbinde ciddi bir yere sahip olması ile ilişkilendirilirken, kamuoyu tarafından EKOL BAŞKAN lakabıyla tanınan Osman Yardımcı, çeyrek asırı aşan görev süresinde 250 üyeli odayı menkul ve gayrimenkul açısından en zengin odalardan biri haline getirdi.

Osman Yardımcı kimdir?
1960 Ağrı Doğubeyazıt doğumluyum. Evli ve 3 çocuk babasıyım. İlkokul mezunuyum. Önemli olan kendinizi yetiştirmek hayat şartlarına karşı ayakta durabilmektir. Sağ sol kavgalarının yaşandığı, kardeşin kardeşi vurduğu yıllarda 1977-1978 yılında Antalya taşındık. Amcamın oğlunu öldürdüler. Biz memleketimizi terk ettik geldik. 1990 yılına kadar kasaplık yaptım. Kasaplık benim dede mesleğimdir. 1992’de Kasaplar Odası Başkanı seçildim. O yıldan bu yana başkanlık yapıyorum aynı zamanda Türkiye Kasaplar Federasyonu Genel Başkan Vekilliği görevini ve Ss.Yeni Konyaaltı Kasaplar Ve Bilumum Esnaf Ve Sanatkarlar Kredi Ve Kefalet Kooperatifi Başkanlığını yürütüyorum.

Size neden Ekol Başkan deniliyor, bunun özel bir sebebi var mı?

Ben bugüne kadar hep esnafımın yararına işlere imza attım. Bir kişi de çıkıp Osman Yardımcı şu işi kendi menfaatine yaptı, esnafın rızkını yedi diyemez. Şeffaf bir yönetim anlayışı ile çalışıyorum. Boğazımızdan haram lokma geçmedi. Esnafın hakkını savunmak adına devlet büyüklerini bile karşımıza aldık. Esnafa sahip çıktığım için de gerek meslektaşlarım gerekse de Antalya basını tarafından bana bu şekilde hitap edilmeye başlandı. Allah bana destek verenlerden razı olsun. Ben nefesimin yettiği yere kadar bu esnafa hizmet etmeye, elimi taşın altına koymaya devam edeceğim. Haksızlığı gördüğüm anda da her zaman olduğu gibi esnafım için sesimi yükseltmekten çekinmeyeceğim. Bende ne koltuk sevdası, ne kibir ne de kindarlığın zerresi yoktur. Neysem oyumdur. Hz. Mevlana’nın, “Güneş gibi ol şefkatte, merhamette, Gece gibi ol ayıpları örtmekte, Akarsu gibi ol keremde, cömertlikte, Ölü gibi ol öfkede, asabiyette, Toprak gibi ol tevazuda, mahviyette, Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” sözlerini kendime şiar edindim ve bugüne kadar öyle yaşadım.

Odanın kuruluş sürecini anlatır mısınız?
Esnafın haklarını korumak ve kazanımlarına sahip çıkmak odaların vazifesidir. 1994 yılında 387 metrekarelik bir hizmet binası satın aldık. Bugün milyon liralık değere sahiptir. Oda üyelerimiz ile oturduk konuştuk ve binamızı aldıktan sonra belediyeye ait mezbahanın bize verileceği yönündeki vaatten ötürü Kasaplar Limited Şirketini kurduk. Antalya Kasaplar Odası’nı bu şirkete devrettik. Şirketimiz kendini çekip çevirsin, esnaf kazansın istedik. Bugün burada başta et kesimi olmak üzere, esnafımıza kasap araç gereçlerini indirimli satıyoruz. Bizim amacımız kar etmek değil. Ne yapıyorsam esnafım için yaptım. Bakın Kasaplar Odası’ndan, şirketten, mezbahadan 27 yıldır para almadım. Yönetimimdeki isimler de almıyor.

Büyükşehir Belediyesi’nden mezbahanın işletmesini 1 yıl önce aldınız, sıkıntı var mı?
Antalya Büyükşehir Belediyesi şirketi Antalya Entegre Et Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ANET) bünyesinde hizmet veren mezbahanın, yüzde 100’ü odamıza ait Kasaplar Limited Şirketi’ne devredildi. Burada Büyükşehir Belediye Başkanımız Menderes Türel’in hakkını teslim etmeliyiz. Kendisi esnaf dostudur. Sayın Türel, ANET Entegre Tesisini başkasına peşkeş de çekebilirdi ama esnafa en büyük desteği vererek mezbahanın işletmesini bize devretti. MHP’ye gönül vermiş bir insanım ama Menderes Türel’in bize ve bu kente sağladığı imkânları göz ardı edemem. Esnafım adına kendisine teşekkür ediyorum. Şu an Kasaplar Limited Şirketi tarafından işletilen mezbahada 45 kişiye ekmek veriyoruz. Ben 45 kişiye ekmek veriyorsam bunun masraflarının yüzde 50’sini devlet karşılamalıdır. Çünkü devlet odaya bir para vermiyor. Aksine odalardan para kesiliyor.

Türkiye olarak tüm yönleri ile değerlendirdiğinizde mezbahacılıkta neredeyiz?
Mezbahacılık çok riskli ve zor bir iştir. Biz üç yere hitap ediyoruz. Bir tarafta vatandaş, bir tarafta üretici ve bir tarafta kasap var. Vatandaş açısından hijyen kısmı büyük önem taşıyor. Ben geçenlerde Almanya’ya gittim. Almanya’daki mezbahaları gezdim. Avrupa’yı taklit etmeye çalışırız ama kendi mezbahamızın bu ülkedeki mezbahalardan daha hijyenik olduğunu fark ettim. Üretici ve kasabı da düşünmeniz gerekiyor. Bakın bugün Antalya’da halen belli noktalarda belediyelerin gözü önünde kaçak kesimler oluyor. Çakırlar’da, Cırnık köprüsü civarında adam 25 liraya koyun eti, keçi eti satıyor. Buralardan et alıp da vatandaşa satan kasapları uyardık. Etin ne olduğu belli değil. Kasap bu eti kıyma makinesine atıp kıydıktan sonra ette hastalık çıkarsa kendini nasıl savunacak. Buna karşı herkesin duyarlı olması gerekir.

Kırmızı et ile ilgili sürekli bir tartışma yaşanıyor, siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bakın şu an piyasada tavuk eti şu anda yarı fiyatına düştü. Çünkü kışın alan olmuyor. Yazın piknik sezonu açıldığından fiyatları artıyor. Bunlara denetim mekanizması ses çıkarmıyor ama ama gariban esnafa karışılıyor. Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu ve Menderes Türel ile birlikte 21 gün demokrasi nöbetine katıldık. Hangi büyük bir firmanın sahibi Cumhuriyet Meydanındaydı. Hepsi kaçtı. Biz vatanımıza milletimize sahip çıktık ama devlet bize sahip çıkmadı. İki AVM’ye ve üç dört paketleme firmasına eti verdi. Hazır kıyma yasak ama paketlenmiş ucuz hazır kıyma satılıyor.

Peki kasaplar devletten nasıl bir çözüm bekliyor?
Biz diyoruz ki vatandaşlara ucuz et yedirelim ama maliyetleri düşürmeden, ucuz et nasıl yedireceğiz. İthal etle bu çözüm değil. Bakanımız dışarıdan gelen etten vergi almıyor. Vergiden af olduğu için, bizden de KDV’yi düşürsün, bir kilo ette 4 TL, KDV ediyor. Onlara bir de kira verecek, biz o kirayı istemiyoruz. Bize kiradan da destek versinler. Biz 4 TL, oradan 2 TL kendimizden de 1-2 TL’de fazladan indirelim. Devlet bize destek versin bizde 7-8 TL indirim yapalım. Yüzde 22 kemik, yüzde 8 KDV, oldu mu yüzde 30, yüzde 10’da dükkanın elektriği, suyu etti mi yüzde 40. Devlet gidip de marketlere, hipermarketlere reyon kirası vereceğine, biz reyon kirası istemiyoruz. Esnafa destek versinler. Karkas eti biz nasıl reyonlar yer açarız. Bu Et ve Balık Kurumu’nun eti deriz. Bu da yerli etimiz deriz. Vatandaş istediğini alır. Türk Ticaret Kanunu’nda çifte standart olmaz. Türkiye’yi sadece 2 tane AVM yönetmiyor. 30 bin esnaf ne olacak. Biz esnafız. gerekirse 30 bin esnafın dükkanın anahtarlarını verelim. Et ve Balık Kurumu’nun reyonu diye kullanılsın”

Murat ŞENTÜRK

Share
531 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

BENZER HABERLER

Röportajlarımız
Beyaz’dan Maviye

Beyaz’dan Maviye

Röportajlarımız
Çantada moda tamirinde usta

Çantada moda tamirinde usta

Röportajlarımız
Eğitim sorunlarla başlıyor

Eğitim sorunlarla başlıyor

Röportajlarımız
“Esnaf direniyor”

“Esnaf direniyor”

Röportajlarımız
İhracata ALAN engeli

İhracata ALAN engeli