logo

18 Temmuz 2018

15 TEMMÜZ’ÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ


Abdulkadir Ağlamaz
abdulkadiraglamaz@gmail.com

Bu millet bir 15 Temmuzu geride bıraktı,15 Temmuz bize neyi hatırlatıyor. Bunun üzerinde durup düşünmemiz gerektiği ile ilgili çok yoğun bir çalışma yapılması gerektiğine kanaat getiriyorum.çünkü 15 Temmuz’u gerçekleştirenler din düşmanı değillerdi 15 Temmuz’u gerçekleştirenler sözde vatan sevdalısı sözde Allah için yola çıkan ve bu insanları bataklıktan kurtarıp Allah’a kul olmak için gayret gösteren insanlardı,belki ibadet takımı Bu konu için kendilerince haklı olabilirler diye böyle de inanmışlardı. Denetleyen bir merkez olmuş olsaydı, onların sapkın inanışlara girmesini de engellemiş olurlardı.

Ama asıl mesele başka yerlere bakmak gerekir. Allah için yola çıkıp bizleri Allahla aldatanları ve bu Müslümanları nasıl bu hale getirdiklerini bilmek gerekir. cemaatler tarikatlar denetlenmelidir aslında. cemaatler denetlenir ise Allah ve Resulünün  çizdiği yoldan ayrılmazsa ehlisünnet vel-cemaatin emrettiği doğrultuda hareket ederse bir çok şeyin farkına varılacağı ve yanlışlardan uzak kalacağı da bilinmelidir.

çünkü tarikatlar ve cemaatler denetlenmezse zamanla bunlar kendilerini Layü’sel görerek artık bunlara dokunolmayacağını düşünüyorlar ve kendi cemaat mensuplarına da bunları empoze ediyorlar. Her türlü imani ve ittikadi meselelerde İslam dinini değil kendi cemaat ve tarikatlarnı düşüncelerini insanlara anlatmaya çalışırlar,halbuki yıllardan beri tarikatları cemaatleri denetleyecek bir mercinin bulunması gerekirdi, aslında bu sadece ehlisünnet vel cemaat için olmamalıdır Şii alemi için de öyledir. Alevilik ile alakası olmayan bir çok dernek ve cem evleri mevcuttur.

Aleviliye darbe vuran bir çok cemaat vardır.halbuki aleviliği de Sünniliği de denetleyecek bir makam olmalıdır, eğer böyle bir denetleyici merkez olursa insanları sapıtırmaktan, sapık yollara girmekten de kurtulur.

Osmanlılarda Meclisi meşayih denilen Bir denetleme merkezi cemaatleri ve tarikatları denetliyordu, böylece cemaatler ve tarikatlar artık yanlış ve sapkın fikirlerinden uzaklaşarak gerçek, hakikat neyse onun üzerinde bir cemaat bir tarikat bir meşrep meydana getirmek zorunda kalıyorlardı, evet belki Meclisi meşayih meselesini ilk duyan insanlar vardır. buna  bakıp araştırmalarını tavsiye ederim. bu araştırmalara baktığımızda Osmanlı döneminde bütün tarikatlar bütün cemaatler  mezhepler denetlemişlerdir.

Evlâdiyet ve hilâfet usulüyle tevcih edilmekte olan şeyhlik vazifesi, Meclis-i Meşâyih’in kurulmasından sonra doğrudan meclis tarafından kontrol edilmeye başlanmıştır. Bir dergâhın şeyhi vefat ettiği zaman şeyhlik görevinin tevcihi için Meclis-i Meşâyih’e müracaat edilir, müracaat eden kişi şeyhin neslinden ise ve gerekli şartları taşıyorsa tayin gerçekleşirdi. Meşihat evlâdiyet üzere meşrut olmaz ve şeyh de evlâdı olmadan vefat ederse şeyhin mensup olduğu tarikatın halifelerinden biri şeyh tayin edilirdi.

Tekke vakıflarına ait vakfiyelerin Meclis-i Meşâyih defterlerine kaydedilmesi, bunların korunması, kontrol ve denetimi meclisin görevlerindendi. Meclis-i Meşâyih meşihat tevcihlerinde öncelikle vakfiyelerin şartlarını dikkate alıyor ve tevcih muamelelerini bu vakfiyelere dayanarak yapıyordu. Evlâdiyet dışındaki tevcih muameleleri icâzetnâme almış olan halifelerin icâzetnâmesi kontrol edilerek yapılıyor ve bu icâzetnâmeler Meclis-i Meşâyih tarafından kaydediliyordu. Meclis-i Meşâyih şeyhülislâmlık müessesesinin kaldırılmasına kadar faaliyetlerini Bâb-ı Meşîhat adıyla sürdürmüştür.

Bu minvalde düşünmek ve bilmek gerekir yoksa iktidarların diyaneti ve cemaatleri kendi çıkar ve menfaatleri doğrultusunda denetlemesi değildir.

Kuran ve sünnet doğrultusunda denetlenmelidir.

 

Abdulkadir Ağlamaz

Share
318 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEVBE

    14 Aralık 2018 YAZARLAR

      Âdem (a.s.) ve eşi Havva validemiz, cennette bir hata işlemişlerdi. Derhal bu hatalarının farkına vararak pişman oldular. Yüce Rabbimiz, onlara hatadan dönme erdemini, tevbe nimetini lütfetti. Onlar da; “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz” diyerek pişmanlıklarını dile getirdiler, Allah’tan bağışlanma dilediler. Böylece insanlık tevbenin ilk örneğini Hz. Âdem ile eşinden öğrenmiş oldu. Hepimiz beşeriz. Hayatımız boyunca bize vesvese veren şeytanla ve bizi ha...
  • DİZİLERİN ETKİSİ VE SOSYAL MEDYA 

    14 Aralık 2018 YAZARLAR

      Son yıllarda bir dizi çılgınlığıdır almış başını gidiyor. Neredeyse her gece her televizyon kanalında bir dizi yayınlanıyor. İşin kötü tarafı ise bu dizilerin neredeyse hiçbirinin, gerçek hayatla hiçbir alakası yok. Türk kültürüne, gelenek-göreneklerine uymayan bu dizilerin insan hayatında çeşitli olumsuz etkileri görülüyor. RTÜK'ün neden bu tarz dizilere müdahale etmediğini anlamak güç doğrusu. Hele de silahtan, çatışmadan, adam öldürmekten başka bir şey sunamayan, insanlara şiddeti, öldürmeyi, yaralamayı öğreten ve bunları da bir...
  • AMAAAN SENDE DEMEYİN!…

    14 Aralık 2018 YAZARLAR

      Birileri iki ağacı bahane ederek ayaklanıp Gezi Parkı eylemleri ile ülkeyi karıştırmak isterken birileri de görev yaptıkları şehre daha güzel bir çevre için çaba sarfetiyor. Birileri Fransa’da başlayan sarı yelekliler hareketini Türkiye’ye yayarak ülkeyi karıştırma hesapları yaparken birileri de görev yaptığı şehirde kanalizasyona akan lağımları arıtıyor gübre elde ediyor. Birileri sürekli ülkemizin ilerlemesinin önüne geçmek için çalışırken birileri de görev yaptığı şehirde çöpten nasıl faydalanabiliriz diye düşünerek çöpten elektr...
  • NE ARA BU KADAR DEĞİŞTİK?

    13 Aralık 2018 YAZARLAR

      İnsanoğlu bir şeyleri başarmak için durup dinlenmeden koşturuyor. Peki sabahın kör karanlığında evden çıktığınız andan itibaren etrafınıza baktığınızda ne görüyorsunuz? Bitip tükenmez bir curcuna,bir keşmekeş, bir hız, trafik, araçlardan yükselen korkunç gürültü. Vakumlanan et mamülleri misali çekiveriyor bizleri içine. Ve çıkış o çıkış ! Bir bakıyorsunuz öğlen bitmiş derken farkına bile varmadan gün akşama ulaşmış… Ruhlarımız ve bedenlerimiz yorulmuş, zihinlerimiz girift ve çetrefilli meselelerin içinde debelenmekte ! Yorgun ,...